Faturalara tepki gösteren emekli kadın: Torunlarım yatağa aç giriyor

Faturalara tepki gösteren emekli kadın: Torunlarım yatağa aç giriyor
Faturalara tepki gösteren emekli kadın: Torunlarım yatağa aç giriyor

CHP Manisa İl Başkanlığı ve CHP Şehzadeler İlçe Başkanlığı ile birlikte Şehzadeler ilçesine bağlı Aşağı Çobanisa Mahallesi’ndeki pazar yerini önünde elektrikten doğalgaza ve gıda maddelerine kadar gelen zamlara tepki göstermek için basın açıklaması yaptı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in de katıldığı basın açıklamasında eline mikrofonu alan vatandaşlar zamlardan dolayı tepkileri dile getirerek yaşadıkları sıkıntıları birkaç cümleyle anlatmaya çalıştı.

“TORUNLARIM YATAĞA AÇ GİRİYOR”

Basın açıklamasında söz alan ve 100 lira ile girdiği pazar yerinden sadece poşetin yarısını doldurabilen 59 yaşındaki emekli Perihan Battal, aldığı 2 bin 500 lira emekli aylığının yetmediğini ve evde baktığı 2 torunun yatağa aç girdiğini ifade etti.

Kendisine bu ay bin 500 lira elektrik faturasının geldiğini söyleyen emekli Perihan Battal tepkisini şu cümlelerle dile getirdi:

“2 bin 500 lira emekli aylığı alıyorum. Şuanda iki tane öksüz torunuma bakıyorum. Evde benimle birlikte yaşlı annem kalıyor. Ama onlara artık bakamıyorum. Bu ay 1500 bira elektrik faturası geldi. Aldığım emekli aylığımın yarısını bile geçiyor. Geriye kalan parayla torunlarım ne yiyecek, ne içecek? Bizi yönetenler 100 bin lira aylık alırken, emekliler 2 bin 500 lira aylık alıyor. Adalet bunun neresinde?

Eğer gerçekten milleti düşünüyorlar, o zaman kendi aylıklarını da 2 bin 500 indirsinler. O parayla geçinsinler de bir göreyim. Torunlarım evde bazı zaman iki üç lokma yedikten sonra yatağa aç giriyor. Torunlarım aç kalıyor. Artık ne yapacağımı bilmiyorum. 100 lira ile pazara gittim ancak bir poşetle çıkabildim. Poşetinde sadece yarısı dolabildi. Benim torunlarım aç. Yardım başvurularında bulundum. Ama kimse başvurularıma olumlu cevap vermedi. Şu elektrik faturalarını bir an önce düşürsünler.”

“50 LİRAYA NE ALABİLİRSİN”

Eşinin asgari ücretle çalıştığını söyleyen 1 çocuk annesi ev hanımı Şükriye Belcer ise, çocuğunun günlük masrafının 20 lira olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

“Artık çocuğuma bir gün simit alabiliyorsam, bir gün alamıyorum. Çocuğuma aldığım bir meyve suyu 3 lira olur mu? Bana bir çocuğumun günlük masrafı 20 lira. Eşim asgari ücretle çalışıyor. Evim kira. Bunun elektriği, suyu, doğalgazı var. 5 litrelik yağ alırken şimdi 2 litre yağ alabiliyorum. Onun fiyatı da 70 lira. Böyle bir hayat pahalılığına kim dayanabilir? Böyle bir rezillik olur mu? Bir hafta pazara çıkabiliyorsam, bir hafta çıkarıyorum. Çıktığım zamanda sadece elimde bir poşetle dönebiliyorum. 50 lira ila pazara çıkıyorum. Bu parayla ne alabilirsin?  Ay sonunu getiremiyorum. Bu halimizi hiç mi görmüyorlar. Bu nasıl iktidar olmak.”

“AKP İKTİDARA GELDİĞİ GÜNDEN BERİ EN BÜYÜK ÇİFTÇİ DÜŞMANIDIR”

Hem pazarcılık hem de çiftçilik yaptığını söyleyen 37 yaşındaki Hüseyin Çeken, AKP’nin iktidarda olduğu 20 yıllık süreçte çiftçiyle desteklemelerin yüzde 80’nini vermediğini belirterek şu ifadelere yer verdi:

“En büyük sorunumuz çiftçinin artan mazot, gübre gibi girdi maliyetleri. 8 ay önce 150 liraya aldığımız üre gübresi 750-800 liraya çıktı. Şimdi bize ‘Gübreyi indirdik’ diyorlar. Resmen yüce Türk milletinin aklıyla alay ediyorlar. Şuan gübrenin çuvalı hala 500 lira. Ben her sene buğdaylara 40-50 kilogram gübre atıyordum. Şuan buğdaylar önce Allah’a sonra bize ‘Bana gübre atın’ diye. Atamıyorum kardeşim. 23 çuval gübre aldım 10 bin liranın üzerinde para tuttu. 6 lira olan mazot bugün 16 lira. Atatürk’ün kurduğu Anayasa’da ülkenin milli gelirinin yüzde birini çiftçiye verilmesine yönelik madde var. Bunu milletimiz bilmiyor. Bu zamana kadar çiftçiye verilmesi gereken desteklerin yüzde 80 verilmiyor.

AKP iktidara geldiği günden beri en büyük çiftçi düşmanıdır. Emek düşmanıdır. Mısır, buğday, pamuk, üzüm dünyada ilk 10 bir ülkeyiz. Senin Rusya veya Suriye ile ne işin var. Biz onlara satmalıyız. 10 tane zengini kollayacaksınız diye 5 milyon çiftçiyi ezemezsiniz. AKP iktidara geldiğinden beri Türkiye’de çiftçinin yüzde 60’ı bitmiş durumda. Geriye kalan çiftçi ise icralık durumda. Bu ülkenin hayatı, beyni, oksijeni çiftçidir. Çiftçi rahatsa Türkiye’de rahat olur.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*