Rusya Yeni START Anlaşması’nı askıya aldı

Mahmut Osmanoğlu

Putin, NATO’nun Şubat 2023 başlarında bir açıklama yayınlayarak Rusya Federasyonu’ndan “Nükleer savunma tesislerinin denetimini de içerecek şekilde START (Stratejik silahların Azaltılması–Stratejic Arms Reduction Treaty) Anlaşması’nın uygulanmasına yeniden dönmesi talebinde bulunduğunu, ancak, “Kiev rejiminin Rusya’nın stratejik havacılık üslerini vurma çabalarında Batı’nın doğrudan müdahalede bulunduğu, bu amaçla kullanılan SİHA’ların NATO uzmanları tarafından donatıldığı ve güncellendiği bir ortamda Rusya’nın savunma tesislerinin denetlenmesi talebini “absürt bir tiyatro” olarak niteledi.

“START Anlaşması bağlamında kendilerinin tam kapsamlı her denetim talebinin türlü çeşitli bahanelerle geçiştirildiğini ve dolayısıyla diğer tarafla ilgili hiçbir şeyi doğrulayamadıklarını” hatırlatan Putin, “Amaçları bize stratejik bir yenilgi tattırmaktır” saptamasında bulundu.

Putin, 1991 yılında Sovyetler ile ABD arasında yapılan Stratejik Saldırı Silahları Anlaşması’nın gerilimlerin azaltılması ve karşılıklı güvenin artırılması ortamında ve iki ülkenin birbirini artık düşman olarak algılamadığı bir atmosferde imzalandığının altını çiziyor. Ancak, Sovyetler Birliği’nin çökmesinin bir kırılma noktası oluşturduğunu, Batı’yı, modern Rusya’nın ve diğer ülkelerin menfaatlerini dikkate almadan, Yalta ve Postdam konferanslarında temeli atılan uluslararası düzenin üzerini kaba bir şekilde çizmek ve tek bir efendi tarafından yönetilecek Amerikan tipi dünya kurma derdine düşmekle suçluyor. “Adım adım mevcut uluslararası düzeni revize etmeye, güvenlik ve silah kontrol sistemlerini devre dışı bırakmaya başladılar, dünya üzerinde bir dizi savaşlar çıkardılar. Tüm bunlar tek bir amaçla, II. Dünya Savaşı sonrası Uluslararası ilişkiler mimarisini çökertmek amacıyla yapıldı” diyor.

Diğer taraftan, NATO’nun Rusya Federasyonu sınırlarına doğru genişlemesi, Avrupa ve Asya’da yeni füze savunma sistemleri konuşlandırılması ve Batının silahlarla ilgili temel anlaşmalardan çekildiğini gündeme getiren Putin, Batı’nın Ukrayna’yı bir koçbaşı gibi kullanarak Rusya’ya stratejik bir yenilgi tattırmayı planladığını öne sürüyor.

“Biz açığız ve Batı ile yapıcı bir diyaloğa samimi olarak hazırız… Avrupa ve tüm dünyanın tüm ülkelere eşit, bölünmez bir güvenlik sistemine ihtiyacı olduğunu söylüyor ve bunda ısrar ediyoruz” diyen Putin, ABD tarafından Yeni START Anlaşması’nın şartlarına uymakla ilgili yapılan uyarılara “Rusya hiçbir sorgu sual olmadan, Yeni START Anlaşması dahil üzerinde anlaşılan her şeyi yerine getirecek. Ama onlar, sanki stratejik saldırı silahları ile mesela Ukrayna çatışması, mesela Batılıların ülkemize yönelik düşmanca eylemlerinin irtibatı yokmuş gibi, keyiflerine göre davranacaklar, aptallıktan mı, değil bize stratejik bir yenilgi tattırmak ve nükleer tesislerimize ulaşmak istiyorlar” diyor ve konuşmasının sonunda nükleer bombayı patlatıyor.

“Bu şartlarda, Rusya’nın Yeni START Anlaşması’ndaki üyeliğini askıya almak zorunda bırakıldığını açıklamak durumundayım. Anlaşmadan çekilmiyoruz, sadece katılımımızı askıya alıyoruz. Meseleyi yeniden tartışmak üzere döndüğümüzde, Fransa ve Büyük Britanya gibi ülkelerin de payının ne olacağını ve onların stratejik silahlarını, (NATO) ittifakının birleşik saldırı kabiliyetlerini, nasıl hesaba katacağımızı açık bir şekilde bilmemiz gerekecek.” diyerek ABD ile Rusya Federasyonu arasında imzalanmış bulunan Yeni START Anlaşması’nı geçici olarak askıya alıyor ve ileride yapılması muhtemel yeni bir nükleer silahları sınırlama anlaşmasına Fransa ve Büyük Britanya’nın katılımını ön şart olarak masaya koyuyordu.

Yeni START Anlaşması 2010 yılında o dönem ABD Başkanı Obama ile Rus mevkidaşı Medvedev tarafından 10 yıllığına imzalanan ve dünya üzerinde iki ülkenin konuşlandırıldığı nükleer varlıklarını 1550 savaş başlığı ve 700 füze rampası ve ağır bombardıman uçakları ile sınırlayan bir anlaşmadır.

Anlaşma 29 Ocak 2021’de Putin’in imzası ile 2026 yılına kadar uzatıldı.

Putin askıya alana kadar, eğer uzatılmaz ise, 2026 yılına kadar geçerli bir anlaşma idi.

Anlaşma uyarınca her bir ülke senede 18 kez diğer ülkenin konuşlandırılmış nükleer silahlarını denetleme imkanına sahipti ve süreçte oluşabilecek sorunları müzakere etmek üzere senede iki kereden az olmamak “ikili istişare komisyonu” üzerinden koordinasyon enstrümanı belirlenmişti.

Anlaşma uyarınca, 2011 den 2020’ye kadar iki taraf 328 denetleme ziyaretinde bulundu. 2020 yılından itibaren ise, Kovid 19 pandemisi dolayısıyla, iki taraf karşılıklı rıza ile denetlemeleri durdurdular.

Yeni START Anlaşması’na asıl darbeyi 24 Şubat 2022 de başlayan Rusya Federasyonu’nun Ukrayna işgali vurdu.

Temmuz 2022’de ABD’nin pandeminin hafiflemesinden dolayı denetlemenin yeniden başlatılması talebi Rusya tarafından provokasyon olarak nitelenip kabul görmedi ve Moskova aynı yıl ağustos ayında denetlemeleri geçici olarak askıya aldığını ilan etti.

Anlaşmanın diğer enstrümanı ve sorunların çözümü için anahtar olarak belirlenen “ikili istişare komisyonu” mekanizması devreye sokuldu ve 29 Kasım–6 Aralık’ta Mısır’ın başkenti Kahire’de bir toplantı planlandı ama Ruslar son anda bu toplantıya katılmayacaklarını ileterek adeta Washington’a, Kiev’e sağladığı askeri desteğin kabul edilemez olduğu mesajını ve bunun Yeni START dahil tüm ikili ilişkileri etkileyebileceği mesajını verdiler.

ABD’li yetkililerin Rusya Federasyonu’nun Yeni START Anlaşması’nı ihlal etmeye başladığı açıklamaları ardından da Putin’in anlaşmayı askıya aldığı adım geldi.

ABD tarafı da Dışişleri Bakanlığı’nın Kongre’ye gönderdiği raporunda, anlaşma imzalanıp yürürlüğe girdiği 2011 yılından bu tarafa ilk defa, Rusya Federasyonu’nun hem denetlemelere izin vermemesi ve hem de anlaşma sürecinde değerlendirme ve sorunlara çözüm enstrümanı olarak oluşturulan “İkili İstişare Komisyonu” toplantısına katılmayı redderek anlaşmayı ihlal ettiğini açıkladı.

Dolayısıyla, yeni durum itibarıyla Yeni START Anlaşması işlevsiz hale geldi. Bir yerde Ukrayna Savaşı silah kontrol mekanizmasını rehin aldı. Yeni pazarlıklar yapılmadan da Avrupa’nın diğer nükleer güçleri, Birleşik Krallık ve Fransa kapsama alınmadan yeniden işletilmesi zor gibi gözüküyor.

Biraz da anlaşmanın işlevsiz kalmasının ne tür sonuçları olabileceğine bakacak olursak:

Nükleer bir “kıyameti” engelleme amacıyla dünyanın iki nükleer devi arasında yapılan nükleer silahları kontrol mekanizmasının son halkasını oluşturan Yeni START Anlaşması’nın Rusya Federasyonu tarafından askıya alınması ile birlikte iki nükleer ülke arasındaki son mevcut ikili silah kontrol anlaşması işlevsiz kalmıştır. Yani nükleer dizginler büyük oranda boşalmıştır. Silah kontrol sisteminin tamamen çökmesi manasına gelen bu durum güvensizlik, belirsizlik ve istikrarsızlığı körükleyecektir.

1972’den beri ABD ve (önce Sovyetler sonra) Rusya arasında mevcut stratejik silahların kontrolü mekanizması ilk defa boşa düşecek ve iki tarafın nükleer silahları dizginsiz kalacaktır.

İki taraftan biraz daha zorda gözüken Rusya Federasyonu, anlaşmayı ileriye doğru kendi lehine ya da baskıları azaltmak için bir enstrüman olarak kullanma yoluna gidecektir.

İki ülkenin silahlanma ve kendi proksilerini silahlandırma yarışı hızlanacaktır. Yeni vekalet savaşları sürpriz olmaz.

Yeni ve daha etkili silahlar üretip deneyeceklerdir. Nükleer denemeler karşılıklı artacaktır.

Dünyayı birkaç kere tamamen yok edebilecek kapasitede yaklaşık 12705 nükleer savaş başlığının ve onları taşıtabilecek kısa, orta ve uzun menzilli füzeler, denizaltılar ve ağır bombardıman savaş uçaklarının nükleer güçlerin elinde bulunduğu bir dönemde, en büyük iki nükleer gücün yeni dünya düzeninde paylarını ve rollerini belirlemek üzere pazarlık payı oluşturmak amacıyla nükleer dizginleri boşaltmasıyla zaten güvensiz olan bir dünya, daha da güvensiz bir hale gelmiştir.

İkİ devlet arasındaki anlaşmalar

ABD–Rusya Federasyonu (Önceden Sovyetler Birliği) arasında imzalanan nükleer anlaşmalar

* Füze önleyicileri sınırlayarak caydırma kabiliyetlerini koruyan Anti–Balistik Füze Anlaşması (Anti-Ballistic Missile Treaty ABM) 1972’de imzalandı.

* Avrupa’da gerginliği azaltmak için yapılan ve nükleer kapasiteli orta menzilli füzeleri yasaklayan Orta Menzilli Nükleer Güçler Anlaşması (Intermediate Range Nuclear Forces Treaty) 1987’de imzalandı.

* 1991 START Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması (Strategic Arms Reduction Treaty) ABD Başkanı George W. Bush ve Sovyetler Birliği lideri Mikhail Gorbachev tarafından imzalandı.

* 2002 Stratejik Saldırı Potansiyellerinin Azaltılması anlaşması.

* 2010 START 3–Yeni START Anlaşması. 2026’da sona erecek.

Bilgi notu

NPT

(Non Proliferation Treaty)

Nükleer Silahların Yaygınlaşmaması Anlaşması

: 1970 yılında yürürlüğe girdi. Anlaşma 3 ayaklı bir sistem içeriyor: Nükleer silahsızlanma, nükleer silahların yaygınlaşmaması ve nükleer teknolojinin barışçıl amaçlarla kullanılması. Beşi nükleer silah sahibi 191 ülke anlaşmaya dahil oldu.

Aslında nükleer silahlara sahip ülkelerin statüsünü kabullendirme ve onlardan başkasının nükleer silah sahibi olmasını engellemeye yönelik.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir